|
 
Hz.Muhammed(s.a.v)dogum gunu kutlu olsun.
Yarab bizi mahserde onun sefeatine nail et
Muhabbetten Muhammed oldu hasil
Muhammed'siz muhabbetten ne hasil ?
Ruhum Sana
Ruhum sana asik,sana hayrandir Efendim
Bir ben degil alem sana kurbandir Efendim
Ecram u felek levh u Kalem mest-i nigahin
Medheyleyen ahlakini KUR'AN'dir Efendim
Mahserde nebiler bile senden medet ister,
Rahmet,diyen alemlere RAHMAN'dir Efendim
Kitmiriniz Ey Sah-i Rusul kogma kapidan
Asilere lutfun yuce fermandir Efendim
yardim et yarab
Dünyanin cilvesine kapıldık gittik Azımız kurtuldu cogumuz yittiki Yardımın gelmezse hepimiz bittik Halimiz malumdur yardım et ya rab
Bizi bizden fazla düşünen sensin Perişan halimizi en iyi bilensin Çok bekletme ya rabbi yardımın gelsin Halimiz malumdur yardım et ya rab
İhtilaflar coğaldı kafalar karışık Kendi kendisiyle çok azımız barışık Bu millet aslında güzelliğe alışık Halimiz malumdur yardım et ya rab
Nefsimizin elinde oyuncak olduk Şeytana uyduk belayı bulduk Unuttuk ahireti ortama uyduk Halimiz malumdur yardım et ya rab
Verdiğin nimetlere şükür etmedik Yediğimiz meyvelerin aynısını dikmedik Davamız dedik amma çilesini çekmedik Halimiz malumdur yardım et ya rab
Hoşumuza gitti şaşalı yaşamak Uzaklaştık Kuran dan basamak basamak Yardımın olmazsa bu engeli aşamak Halimiz malumdur yardım et ya rab
Koyduğun kuralları bazen aşıyoruz Bazen pişman oluyor bazen şaşıyoruz Kimimiz perişan, kimimiz yaşıyoruz Halimiz malumdur yardım et ya rab
bu sabah erken uyandim anne
Bu Sabah Erken Uyandım Anne!
Bu sabah erken uyandım anne! Dikenleri nasır tutmuş güz gülleri kokuyordu dışarıda Güneş kadar soğuktu odam anne Soğuktu sol yanımda kıvrılıp yatan yalnızlığım Duvarlar yine konuşmuyordu benimle Bu sabahta ağladım Ve şehir yine ıslandı anne
Bu sabah erken uyandım anne! Hasret kızılı gök bile daha kalkmadan sıcacık yatağından Sancılarım saplandıkça bedenime Avuntu şurupları içtim aç karnıma Geçmedi be anne Sende biliyorsun yalandan ölmez insan ama Geçmedi işte...!
Çikolata rengi ve acı kahve tadında bir sabah Saat çok erken anne Gözlerimden sığıntı hüzünler akıyor uyku yerine Uykularımı kaçıran Kaçıncı süslü intihar bu boğazıma bağladığım Sabret dedin diye bekliyorum Yoksa çoktan ölmüştüm anne
Belik belik ör kadersizliğimi Umut rengi kurdeleyle bağla hayata Sana benzeyen yanlarıma yanma için için Ben seni de seviyorum acıyı da Böyle ağladığıma bakma anne
Ellerimde çoban türküleri kanarken İki satır daha yaklaştı aşk toprağa Ve düştü düşecek kurtar anne Gücüm tükendi Babam duymasın ama Üşüyorum Hem de çok Çok üşüyorum anne
Kurda kuzu teslim edercesine Benim de aklım yüreğime emanet Ne yapsam susmuyor içimdeki bu sessizlik anne Üzüldüğümü kimse bilmesin Sakın kimseye söyleme Bu bir rüyaysa sen uyandır beni anne Değilse En sevdiğim yalanı söyle Söyle de uyuyayım Ama yarın daha da erken uyandır beni anne...!

İstiklâl Marşı
- Kahraman Ordumuza -
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, "Medeniyyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ? Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ! Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.
Ruhumun senden, İlâhi, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli. Bu ezanlar - ki şahâdetleri dinin temeli - Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder - varsa - taşım, Her cerîhamdan, İlâhi, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

HÜSRAN
Ben böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı, İslâmı uyandırmak için haykıracaktım. Gür hisli, gür imanlı beyinler, coşar ancak, Ben zaten uzun boylu düşünmekten uzaktım? Haykır! Kime, lâkin? Hani sâhipleri yurdun? Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım; Feryâdımı artık boğarak, na'şını, tuttum, Bin parça edip şi'rime gömdüm de bıraktım. Seller gibi vâdîyi enînim saracakken, Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım. Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz; İnler "Safahât"ımdaki husran bile sessiz!
:: Sonraki Sayfa »
|